Âfiyet
Tanım
-
Sıhhat; bedende hastalık bulunmaması.
Allahü teâlâdan âfiyet isteyiniz. Îmândan sonra âfiyetten daha büyük ni‘met yoktur.
(Hadîs-i şerîf-Müsnedü Ahmed)
Resûlullah aleyhisselâm şu duâyı çok okurdu: “Allahümme innî es’elüke’s-sıhhate ve’l-âfiyete ve’l-emânete ve hüsne’l-hulkı ve’r-rıdâe bi’l-kaderi bi-rahmetike yâ erhamerrâhimîn.” (Ya rabbî! Senden, sıhhat ve âfiyet ve emânete hıyânet etmemek ve güzel ahlâk ve kaderden râzı olmak istiyorum. Ey merhamet sahiplerinin en merhametlisi! Merhametin hakkı için, bunları bana ver!)
(Hadîs-i şerîf-Taberânî, Hâkim)
-
Günah işlememe.
Büyüklerden biri, hep duâ eder, Allahü teâlâdan bir günlük âfiyet isterdi. Adamın biri bu zâta; “Sen her gün âfiyette değil misin?” dedi. “Allahü teâlâdan öyle bir gün istiyorum ki, sabahtan akşama kadar Allahü teâlâya hiçbir günah işlemeyeyim. Âfiyetle geçen gün böyle olur.” buyurdu.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)