Ahd
عهدArapça
Tanım
Söz vermek; sözleşmek.
Onlar (kurtuluşa eren mü’minler) emanetlerini ve ahidlerini yerine getirirler.
(Mü’minûn sûresi: 8)
Rabbinizle ve diğer insanlarla olan ahdinize vefâ ediniz, zira kıyâmette ahd sahibinden, ahdini bozmasının sebebi sorulur.
(İsrâ sûresi: 34)
Birine verilen ahd ile yemin arasında fark vardır. Yemîn bozulursa keffaret gerekir. Ahd böyle değildir. Ama Allah’a ahd ediyorum, ahdim olsun demek yemîn olur.
(İbni Âbidîn)