Amel-i Sâlih
Tanım
“İyi amel”, “faydalı iş” mânâsına Allahü teâlânın râzı olduğu, beğendiği iş, ibâdet.
Erkek ve kadından her kim mü’min olarak amel-i sâlih işlerse, işte onlar Cennet’e girerler, orada hesâbsız olarak, rızıklandırılırlar.
(Mü’min sûresi: 40)
Bir kimse, zulm yani günah işleyip, sonra tövbe eder amel-i sâlih işlerse, Allahü teâlâ tövbesini elbette kabul eder.
(Mâide sûresi: 39)
Rabbine kavuşmak isteyen bir kimse, amel-i sâlih, işlesin ve rabbine kullukta hiç ortak koşmasın.
(Kehf sûresi: 110)
İnsan kabre konulduğunda dünyada iken yaptığı amel-i sâlihleri güzel sûrette, güzel kokulu ve güzel elbiseli olarak yanına gelir. “Beni bilmez misin?” der. O da; der ki: “Sen kimsin ki, Allahü teâlâ seni benim şu garîb olduğum zamanda bana ihsân eyledi.” O da; “Ben senin amel-i sâlihinim. Korkma, mahzûn olma! Biraz sonra Münker ve Nekîr melekleri gelirler ve sana sual ederler. Onlardan korkma!” der.
(Dürretü’l-Fâhire)