Azîz
Tanım
(Izz’den) İzzetli; muhterem, yüce.
Ey Resûlüm! De ki: Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden alırsın. Dilediğini azîz kılar, dilediğini alçaltırsın. Hayır (iyilik) yalnız senin elindedir. Doğrusu Sen her şeye kâdirsin.
(Âl-i İmrân sûresi: 26)
Biz zelîl bir kavim idik. Allahü teâlâ bizi İslâm ile azîz eyledi.
(Hazret-i Ömer)
Sevgili kimse.
Mislinin vücudu bulunmayan; büyük ve küçük her şeyin kendisine şiddetli ihtiyacı olup, O’na kavuşmak zor olan zât mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (el-Azîz).
Bilin ki, Allahü teâlâ Azîz’dir. Hakîm’dir (hikmet sahibidir).
(Bakara sûresi: 209)
Bir kimse kırk gün ve her gün de kırk kere elAzîz ism-i şerîfini söylerse Allahü teâlâ ona yardım eder ve onu üstün kılar. Mahlûkattan hiç birine muhtaç olmaz.
(El-İstigâsetü’l-Kübrâ)