Havârî
Tanım
-
Seçilmiş, dost, yardımcı, kendisini bir dâvâya adayan kimse.
-
Îsâ aleyhisselâmın yardımcıları olan 12 mü’minden her biri. Arabca’da haver (beyaz) kelimesiyle alâkası olduğu söylenir ki, şu halde ‘beyaz giyen’ veya ‘kumaş ağartıcısı’ demektir. Eski Habeşçe’de ise havârî, “elçi” mânâsına gelir. Aynı mânâ ile Arabcalaşmış olması muhtemeldir. Yunancası apostolos da aynı mânâdadır.
Allahü teâlâ, havârîsi olmayan hiç bir peygamber göndermedi. Bunlar peygamberlerinin arkasında Allah’ın dilediği kadar dururlar. Orada Allah’ın kitâbı ve nebîsinin sünneti ile amel edilir. Ondan sonra umera gelir. Bunlar kürsülerde otururlar. Bildiğiniz şeyleri söylerler, red ettiğiniz şeyleri yaparlar. Onları gördüğünüz zaman, kendileriyle mücadele etmek her mü’mine borçtur.
(Hadis-i şerif-İbni Asâkir)
Her peygamberin bir havârîsi vardır. Benim havârîm Zübeyr’dir.
(Hadîs-i şerîf-Buharî, Müslim)
Havârîlere bu ismin verilmesinde ihtilaf olundu: Bir cemiyetin ileri gelenine Arabcada havâri derler. Havâriyyûn bunun cem‘idir. Bazısı hâlis niyetleri için; bazısı üzerlerinde ibâdet nurları bulunduğu için; bazısı ise beyaz elbise giydikleri için bu ismi aldığını söyler.
(Mir’at-i Kâinât)