Hayât
Tanım
-
Diri olmak, dirilik.
-
Bir canlının doğumundan ölümüne kadar geçen zaman.
Mal ve dünyadan size verilen şey, yalnız hayatta bulunduğunuz müddetçe, onunla geçinmektir. Îmân edip rablerine tevekkül edenler için âhirette Allahü teâlânın indinde dünya ni‘metinden hayırlı ve dâimî çok sevab vardır.
(Şûrâ sûresi: 36)
Dünya hayâtı, oyun ve boş şeylerdir. Allah’tan korkanlar için âhiret hayâtı elbette hayırlıdır. Böyle olduğunu niçin anlamıyorsunuz?
(En‘âm sûresi: 32)
Öldükten sonra da, hayâtta olduğum gibi bilirim.
(Hadîs-i şerîf-Deylemî)
Berzâh hayâtı, yani kabir hayâtı, dünya hayâtının yarısı gibidir. Kabirde ruhun bedene bağlanması, diri iken olan bağlanmasının yarısı kadardır. Gömülmemiş ölüler de, berzâh hayâtında oldukları için, azâbı ve elemi duyarlar ve hiç hareket etmez, kıpırdayamazlar. Kabirdeki hayât, bir cihetten dünya hayâtına benzediği için, meyyit terakkî eder, derecesi yükselir. Kabir hayâtı insanlara göre değişir. “Peygamberler (aleyhimüsselâm) kabirlerinde namaz kılar” buyruldu.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)
-
Allahü teâlâ hakkında bilinmesi Müslüman için vâcib olan sıfât-ı subûtiyye’den biri. Allahü teâlânın diri olması.
Allahü azîmü’ş-şân hakkında bizlere bilmesi vâcib olan sıfât-ı sübûtiyye sekizdir: Hayât, ilim, sem‘, basar, irâde, kudret, kelâm, tekvîn. Hayât, Allahü azîmü’ş-şân, diri olmak. Naklen delil, Allahü teâlânın Bakara sûresindeki ikiyüzellibeşinci âyet-i kerîmesinin baş kısmıdır. Aklen delil, Allahü azîmü’ş-şân, diri olmasa, bu mahlûkat vücûda gelmezdi.
(Miftahü’l-Cenne)