Hidâyet
هدايتArapça
Tanım
Doğru yol, doğru yola iletme, yol gösterme; insana Allah tarafından ilham edildiğine inanılan doğru yol.
Hidâyeti vererek, dalâleti satın aldılar. Bu alışverişlerinde bir şey kazanmadılar. Doğru yolu bulamadılar.
(Bakara sûresi:16)
Hidâyet yolunu öğrendikten sonra, peygambere uymayıp mü’minlerin yolundan ayrılanı, saptığı yola sürükleriz ve çok fenâ olan Cehennem’e sokarız.
(Nisâ sûresi: 114)
Kendilerine ilim ve hidâyet verdiğimiz kimseler, ilimlerini insanlardan saklarsa, Allah’ın ve lânet edenlerin lânetleri bunların üzerine olsun.
(Nisâ sûresi: 106)
Eshâbım gökdeki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidâyet bulursunuz!
(Hadîs-i şerîf-Ebû Nasr)