Hisbet (hisbe)

حسبتArapça

Tanım

  1. Bir şeyi hasbî olarak, yani Allah rızası için yapma.

  2. El ile emr-i maruf ve nehy-i münker; İslâm devletinin muhasebe dairesi; hükûmetin emr-i maruf ve nehy-i münker ile vazifelendirdiği merci, ahlâk zâbıtası. İhtisâb.

    Emr-i ma‘rûf ve nehy-i münkeri el ile yapmak hükûmet adamlarına, dil ile yapmak din adamlarına, kalb ile yapmak da her Müslümana farzdır. El ile yapmaya, hisbet denir. Dili ile yapmaya, va‘z ve nasihat denir. Hisbet yaparak çalgıları, içki şişelerini kırmak yalnız hükûmet me’murlarının vazifesi olduğu için, başkaları kırarsa öderler. Hisbet yapmak, el ile mâni olmak din adamlarına farz değil ise de, günah işlenirken engel olmaları câizdir. Fakat din adamı, hisbet yaparken fitne uyandırmamalıdır. Yani, kendinin ve Müslümanların dinine veya dünyasına zarar gelecek olursa, hisbeti terk etmesi vâcib olur. Hisbet yaparken kendinde kibr, riyâ, sû-i zan, meşhûr olmak düşüncelerinin hâsıl olması ve Müslümana hakâret ve onu câhillikle itham etmesi fitne olur.

    (Hadîka)

Paylaş

Benzer Kelimeler