Hulûl
حلولArapça
Tanım
-
Gelme, gelip çatma.
Akidlerde, borçlunun ölmesiyle, vâde hulûl eder. Alacaklının ölmesi ile vâde hulûl etmiş olmaz.
(İbni Âbidîn)
-
Girme, yer etme; bir cismin başka bir cisme girmesi, iki şeyin birleşmesi.
İlahın, Îsâ aleyhisselâma tamamen hulûl ettiği inanışı yanlıştır. Çünki, ilah, cisim ve araz (sıfat) olamaz. İlahın, bir cisme hulûl etmesi, imkânsızdır. Eğer, ilah cisim olsaydı, başka bir cisme de hulûl ederdi. Cisme hulûl eden şey, cisim olur ve hulûl edince iki cismin maddeleri birbirine karışır. Bu da, ilahın parçalanmasını îcâb ettirir. Eğer ilah, araz olsaydı, bir mahalle, mekâna muhtaç olurdu. Bu ise, ilahın başkasına muhtaç olması demektir. Başkasına muhtaç olan ise, ilah olamaz.
(Mefâtihü’l-Gayb)