Iyne (îne)

عينه

Tanım

(A. Ayn’dan) Bir malı veresiye satıp, bunu aynı mecliste, bir müşteriden peşin ve ucuz satın almak.

Iyne satışında zengin on lira değerindeki malı, (krediye ihtiyacı olan) fakire meselâ oniki liraya veresiye satar. Fakir, malı alıp, başkasına, peşin on liraya satarak, on lira almış olur. Zengine oniki lira borçlu olur. İmâm-ı Ebû Yûsuf’a göre kerahatsiz câizdir. İmâm-ı Muhammed’e göre câiz değildir.

(İbni Âbidîn)

İkinci semen ayn yani peşin olduğu için, böyle satışa, ıyne satışı denilmiştir. İki semen, önceden kararlaştırılıp şart edilirse, sözbirliği ile haramdır. Hadîs-i şerîfte; “Iyne satışı yaparsanız ve cihadı terk edip, ziraat ile uğraşırsanız, Allahü teâlâ sizi zelîl eder. Dininize dönmedikçe, bu zilletten kurtulamazsınız!” buyuruldu. Bu hadîs-i şerîf, haram olan ıyne satışını bildirmektedir. Eshâb-ı kirâm, helâl olan ıyne satışı yapardı. Meselâ, bir zengin, ödünç isteyen bir fakire, bir malı ikibin liraya veresiye satar. Başkasını gönderip, bu da kendi için o malı fakirden bin liraya peşin alır. Sonra zengine bin liraya satıp, fakiri zengine havâle eder. Zengin de, kendine havâle olunan bin lirayı fakire öder. Günü gelince, fakirden iki bin lira semeni alır. Böyle satışı, Resûlullah emir buyurmuştur.

(Hadîka, Berîka)

Paylaş

Benzer Kelimeler