Kabir Azâbı
Tanım
Îmânsızların ve günahkârların kabre konulduktan sonra çektiği haber verilen ve keyfiyeti bilinmeyen azap, cezâ.
Namazda son teşehhüdden sonra şöyle deyin: “Allahümme inni e‘ûzü bike min azabi cehennem ve min azabi’l-kabri ve min fitneti’l-mahyâ vel-memâti ve min şerri fitneti’l-mesîhi Deccâl.” (Ya rabbî! Cehennem ve kabir azâbından hayat ve ölümün fitnesinden ve deccalın fitnesinden sana sığınırım.)
(Hadîs-i şerîf-Müslim)
Ümmetimden bir adam gördüm ki, kendisi için kabir azâbı hazırlanmıştı. Namazı geldi ve onu kurtardı.
(Hadîs-i şerîf-Taberânî)
Gizleyebilseydiniz, bu kabirlerdeki azâbı işitebilmeniz için Allahü teâlâya duâ ederdim.
(Hadîs-i şerîf-Müsnedü İmâm-ı Ahmed)
Kabir azâbı rüyâ gibi değildir. Kabir azâbı, azâbın görüntüsü değildir, azâbın kendisidir, âhiret azaplarındandır. Dünya azâbına benzemez. Dünya azapları, âhiret azapları yanında hiç kalır.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)