Kerâmet
Tanım
-
İkrâm, üstünlük, saygınlık.
Bir kimse başkalarıyla çekişirse, mürüvvetten düşer, kerâmeti gider.
(Hadîs-i şerîf-Hâtib)
-
Allahü teâlânın ikrâmı olarak sevgili kullarından (evliyâlardan) âdet (yani tabiat kanunları) dışında meydana gelen hâdiseler.
Ehl-i sünnet itikadına göre evliyânın kerâmetleri haktır. Kerâmetin hak olduğunu inkâr eden bid‘at ehli olur. Bunlar hârikulâde olarak zuhur eder. Az müddette uzak yere varır. İhtiyaç zamanında yiyecek, içecek ve giyecek zuhur eder. Suda ve havada yürür. Cansız eşya ile dili söylemeyen hayvanlarla konuşur. Teveccüh ettiği kimseden belâ kalkar.
(Akâid-i Nesefiyye)
Allahü teâlâyı tanımak, keşf ve kerâmet sahibi olmaktan daha kıymetlidir. Çünki, Allahü teâlâya ârif olmak, O’nun zâtındaki ve sıfatlarındaki gizli bilgileri anlamak demektir. Hârika ve kerâmet ise, mahlûkların gizli bilgilerini anlamaktır.
(Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye)
Benzer Kelimeler
- Kerâhet-i Tahrîmiyyeكراهت تحريميهArapça
- Kerâhet-i Tenzîhiyyeكراهت تنـزيهيهArapça
- Kerâhet (kerahat)كراهتArapça
- Kerâhet Vakitleriكراهت وقتلرىTürkçe
- KerâhiyyetكراهيتArapça
- Kerâimu’l-emvâlكرائم االموالArapça
- KerâmâtكراماتArapça
- Ka‘bكعبArapça
- Kaba Avretقبا عورتTürkçe
- KabâhatقباحتArapça
- KabakقباقTürkçe
- Kaba Kuşlukقبا قوشلقTürkçe