Kırâat-ı Aşere

قرائت عشرهArapça

Tanım

“On kırâat” mânâsına Kur’ân-ı kerîmin küçük farklılıklarla on şekilde okunuşu.

Kur’ân-ı kerîm, bütünü itibariyle Hazret-i Peygamber’den tevâtüren intikal etmiştir. Ancak bazı âyetlerin tilâvetinde ve bazı harflerin telaffuzunda Hazret-i Peygamber’den tevâtüren gelen bazı farklı rivâyetler vardır. Bunlar yedi tanedir ve kırâat-i seb‘a diye bilinir. Bunlar, Nâfi‘, İbn Kesîr, Ebû’l-Amr, İbn Âmir, Âsım, Hamza ve Kisâî’nin kırâatleridir. Bunlardan başka üç kırâat daha vardır ki, bazı âlimler bunların da tevâtüren geldiğini söyler. Bunlar Ebû Câfer, Yâkub ve Ebû Muhammed kırâatleridir. Böylece hepsine birden kırâat-ı aşere denir. Ulemâ, bu on kırâat imâmının kırâatleri ile Kur’ân-ı kerîm okumayı uygun görmüşler, bunlardan başkasının kırâatine izin vermemişlerdir. Kırâat imâmlarından herbiri Tâbiîn veya Tebe-i tâbiînden olup, kırâati Sahâbeden veya Tâbiînden öğrenip icâzet almışlardır. Bunlar, yedi harf ile aynı şey değildir. Bunların da yedi olması tamamen tesadüftür. Zaten yedi rakamı da kat‘î değildir. Bu kırâatleri ilk değerlendiren Ebû Bekr bin Mücâhid’in verdiği rakamdır. On rakamını verenler de vardır.

(Mevdûâtu’l-Ulûm)

Paylaş

Benzer Kelimeler