Küfr (küfür)

كفرArapça

Tanım

  1. Örtmek, hakkı örtmek, kapamak; hakkı inkâr etmek.

  2. Dinde bilinmesi ve inanılması zarûrî olan şeyleri ve dinî hükümlerden tevâtüren (kesin olarak) bildirilenleri inkâr etmek ve dinden olduğu herkesçe bilinen bir şeyi kabul etmemek.

    Muhakkak ki, küfre varanları, azap ile korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir. Onlar îmân etmezler.

    (Bakara sûresi: 6)

    (Fir‘avn ve kavmi)

    küfür üzere ısrâr edip, âyetlerimizi yalanladıkları ve onlara kulak asmayıp gâfil bulundukları için biz de kendilerinden intikam almak diledik ve hepsini denizde boğduk.

    (A‘râf sûresi: 136)

    Küfrden başka hiçbir günah, hasenâtın sevablarının hepsini yok etmez. Küfre sebeb olan işleri yapmak, sevabların hepsini yok eder.

    (Berîka)

    Küfr, nefs-i emmârenin hevâ ve heveslerinden doğar. Küfürden teberrî (uzak durmak) İslâm’ın şartıdır.

    (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

    Bir Müslümanın bir sözünden veya bir işinden yüz şey anlaşılsa, bunlardan doksan dokuzu küfre sebeb olsa ve biri Müslüman olduğunu gösterse, bu bir şeyi anlamak, onu küfürden kurtarmak lâzımdır.

    (Birgivî Vasiyetnâmesi)

Paylaş

Benzer Kelimeler