Meczûb

مجذوبArapça

Tanım

  1. Cezbeye kapılmış, cezbedilmiş.

  2. Allahü teâlânın sevgisi ile kendinden geçmiş tasavvuf yolcusu.

    Evliyâdan bir kısmı öldükten sonra huzûr-i ilâhîde her şeyi unuturlar. Dünyâdan ve dünyada olanlardan haberleri olmaz. Duâları duymazlar. Bir şeye vâsıta, sebeb olmazlar. Dünyadaki, diri olan evliyâ arasında da böyle meczûblar bulunur.

    (Makâmât-ı Saîdiyye)

    Tasavvuf yolunda ilerlemek isteyenlerin, arada vâsıta olmadan maksada kavuşmaları çok güçtür. Bunlara bütün tasavvuf derecelerini geçmiş olan bir Ehl-i sünnet âliminin yardımı lâzımdır. Onun sözleri, ölmüş kalbleri diriltmek için devâdır. Bakışları şifâdır. Böyle devletli bir rehber ele geçmezse, meczûb olan sâlik (tasavvuf yolcusu) de böyle bir ni‘mettir. Bu da tâlibleri (tasavvuf yolunda ilerlemek isteyenleri) yetiştirebilir.

    (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

Paylaş

Benzer Kelimeler