Muvâlât (müvâlât)
موالاتArapça
Tanım
(Velâ’dan) Dostluk, karşılıklı sevgi; dost görünme.
(Bkz. Velî) Kâfirler içinde olup, nefs ve malından korkunca, lisan ile muvalât (yakınlık) câiz ise de, terk etmek iyidir.
(Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye)
Tebrik ile terdif ederim arz-ı hulûsu, Kalbimdeki sıdk u müvâlât senindir.
(Lâ edrî)
Koruma, himâye; yeni Müslüman olmuş veya akrabası olmayan bir kimse ile, suç işlerse diyetini vermek ve ölürse malına vâris olmak üzere anlaşma.
(Tevâli’den) Peşpeşe, ara vermeden yapma; abdest uzuvlarını normal iklim ve mevsim şartlarında önceki uzvun kuruyacağı kadar bir zaman geçmeden yıkama.
Muvâlât Hanefî’de sünnet, Mâlikî mezhebinde ise farzdır. (el-Mîzânü’l-Kübrâ)