Nafaka
Tanım
İnsanın yaşayabilmesi için, yiyecek, giyecek ve ev gibi lâzım olan şeyler.
Allahü teâlâ, yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandırmak için, küçük büyük verdikleri nafakayı, geçtikleri her vadiyi onların lehine yazar.
(Tevbe sûresi: 121)
Herhangi bir Müslüman kendi ehline (âilesine), Allahü teâlânın rızâsını umarak infâk (zarûrî ihtiyâçlarını te’mîn) ederse, bu nafaka onun için sadaka olur.
(Hadîs-i şerîf-Buhârî)
Farzları yapamayacak kadar az yimek, câiz değildir. Kendinin ve çoluk-çocuğunun nafakasını kazanacak ve borçlarını ödeyecek kadar, çalışıp kazanmak farzdır. (el-İhtiyâr) Allahü teâlâ, kullarına ıyâlim demiş yani çok merhametli olduğu için, herkesin rızkını nafakasını kendi üzerine almıştır. Allahü teâlâ bu ıyâlinden birkaçının rızıkları, nafakaları ve bunların yetişmeleri, rahat yaşamaları için, bir kulunu görevlendirirse, bu kuluna büyük ihsân etmiş olur.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)
Zevcenin nafakasını sıkmamalı, israf da etmemelidir. Âilenin nafakası için verilen paranın sevâbı, sadaka sevâbından daha çoktur.
(Kimyâ-i Seâdet)