Nasîb
نصيبArapça
Tanım
-
İsâbet eden, ele geçen, kavuşulan.
-
Hisse, kısmet.
Kim iyi bir işe aracılık ederse onun da o işten bir nasîbi olur. Kim kötü bir işe aracılık ederse, onun da ondan bir nasîbi olur. Allah her şeyin karşılığını vericidir.
(Nisâ sûresi: 85)
Namazını mescidde kılan, evi için de bir nasip ayırsın. Zira Allah ona evinde kıldığı namazdan da hayır vericidir.
(Hadîs-i şerîf-Müslim)
Nasîbindir gezdiren yer yer seni, Arşa çıksan, âkıbet yer, yer seni.
(İbni Kemâl)
Sunulmadı bana kahve deme sen, Nasîbin var ise gelir Yemen’den.
(Nâbî)