Nesh
Tanım
-
Fesh etme, kaldırma, hükümsüz bırakma.
Muhammed aleyhisselâm peygamberlerin sonuncusudur. O’nun dini, bütün dinleri nesh etmiştir.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)
Allahü teâlâ, hikmet sahibi ve kullarına çok merhametli olduğu için, kullarının fâideleri için bazı hükümleri nesh edebilir. Zamanın değişmesi ile insanların maslahatları, faydalarına olan şeyler değişebileceği için, bazı hükümlerde neshin meydana gelmesi aklen câizdir, mümkündür. Bu hâl naklen de mümkündür ve olmuştur da. Nitekim, Âdem aleyhisselâm zamanında kız kardeşle evlenmek câiz iken, ondan sonra gelen şeriatlerde bu husus nesh edilmiştir. Yâkûb aleyhisselâm zamanında iki kız kardeşi bir erkeğin alması câiz iken, İslâmiyet bunu nesh etmiştir.
(Mefâtihü’l-Gayb)
-
Âyet-i kerîme veya hadîs-i şerîf ile sâbit olan şer‘î bir hükmün zamanının bittiğinin, daha sonra başka bir delille beyan olunması. Hükmü kaldırılan delile, nâsih; kaldırılan hükme mensûh denir. Resûlullah aleyhisselâm Medîne-i Münevvere’ye hicret ettikten sonra bir müddet Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya yönelerek namaz kıldı. Sonra bu sünnet, “Şimdi, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede bulunursanız bulunun yüzünüzü o mescid tarafına çevirin” meâlindeki Bakara sûresinin 144.
âyet-i kerîmesi ile nesh edilmiştir.
(Mefâtihü’l-Gayb)
Nesh, Resûlullah aleyhisselâm hayatta iken olur. Kıssa ve haberlerde nesh olmaz. Yalnız emir ve yasaklarda olur. Neshin şartı, nâsihin ya kitab veya sünnet olması lâzımdır. İcmâ ile kıyas, nâsih ve mensûh olamaz. Hanefîlere göre kitab kitab ile, sünnet sünnet ile, sünnet kitab ile, kitab da mütevâtir veya meşhûr sünnet ile nesh edilmiş olabilir.
(İbni Âbidîn)
Bir hükmün neshedildiği ya Resûlullah aleyhisselâmın bildirmesi ile veya Eshâb-ı kirâmın açıkça bildirmesi ile veya iki müteâriz (birbirine zıt görünen) delilin nüzûl veya vürûd tarihleri ile veya hakkında icmâ vuku bulması ile bilinir. İctihad ile bilinmez.
(Mir’at)