Raûf
Tanım
-
Re’fet sahibi, merhamete lâyık olmayanlara da merhamet gösteren.
Size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız, O’na çok ağır ve güç gelir. Size (îmânınıza ve hâlinizin salâhına, iyi olmasına) çok düşkündür. Mü’minlere karşı raûf ve rahîmdir.
(Tevbe sûresi: 128)
-
Kullarına karşı merhâmeti çok olan ve yaptıkları iyilikleri zâyî etmeyen mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (er-Raûf). Muhâcirlerden (Mekke’den göç eden) ve Ensârdan (Medîneli Müslümanlardan) sonra, kıyâmete kadar gelen mü’minler; “Yâ Rabbî! Bizi affet ve bizden önce gelen din kardeşlerimizi affet.
Kalblerimizde, îmân edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen Raûf ’sun, Rahîm’sin” derler.
(Haşr sûresi: 10)
Kızgınlık ânında kim on defâ er-Raûf ism-i şerîfini söyler ve Peygamber efendimize salevât-ı şerîfe okursa öfkesi geçer, sâkinleşir.
(El-İstigâsetü’l-Kübrâ)