Rûmân

رومانArapça

Tanım

Ölü, kabre konduğu zaman, kendisine gelen ve amellerini yazıp boynuna asan melek.

İbn-i Mes‘ûd’dan rivâyet olundu ki: “Yâ Resûlallah! Ölü kabre konduğu vakit ilk karşılaşacağı şey nedir?” diye soruldu. Resûlullah aleyhisselâm buyurdu ki: ‘Ey İbn-i Mes‘ûd! Bunu bana senden başka kimse sormadı. Ancak sen sordun. Ölü kabre konulduğu vakit, önce bir melek seslenir. O meleğin ismi Rûmân’dır. Kabirlerin arasına girer. Der ki: ‘Ey Allah’ın kulu! Amelini yaz!’ O kimse der ki: ‘Benim burada ne kâğıdım, ne kalemim var. Ne yazayım?’ O melek der ki: ‘Bu sözün kabul edilmez. Senin kefenin kâğıdındır. Tükrüğün mürekkebindir. Parmakların kalemindir.’ Melek, kefeninden bir parça kesip verir. O kul, dünyada her ne kadar yazı yazmak bilmese de, orada sevâbını ve günahını âdetâ o bir günde işlemiş gibi yazar. Bundan sonra, melek o yazdığı kefen parçasını dürer. O ölünün boynuna asar.’ Bunları buyurduktan sonra Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; ‘Her insanın yaptığı işleri gösteren sahîfelerini boynunda kıldık’ meâlindeki İsrâ sûresinin 13. âyet-i kerîmesini okudular.”

(Dürretü’l-Fâhire)

Paylaş

Benzer Kelimeler