Zelle
Tanım
-
Sürçme, tökezleme, yanılma.
Zelle ve me‘âsînin (masiyetlerin) ilâcı, tövbe, inâbet ve pîrin teveccühü iledir.
(Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye)
-
Peygamberlerin iki doğru arasında daha doğru olanı seçme hususundaki yanılması.
Peygamberler büyük ve küçük günah işlemekten masûndur. Ama unutma yoluyla zelle kabilinden yanılmaları, azimeti terk edip ruhsatla amel etmeleri câizdir. Zelle, günah demek değildir. Âdem aleyhisselâm kendilerine yasak edilen ağaçtan unutarak veya muayyen bir ağacın yasaklandığını zannederek yemesi bir zelledir.
(Fıkh-ı Ekber Şerhi)
Ma‘sum ve masûn olmak, kusursuz olmak, Peygamberlere mahsustur. Velînin ma‘sum olması şart değildir. Israr ve devam olmadan, büyük günah işlemek, vilâyeti bozmaz. Velî, günahından vazgeçer ve tövbe eder. Günah işlemek, insanı helâk etmez. Günaha devam etmek, tövbeyi terk etmek, helâk eder. Âdem aleyhisselâmın zellesi ile İblis’in isyanı, bundan dolayı farklı oldular.
(Merecü’l-Bahreyn)