Cebbâr

جبارArapça

Tanım

  1. Çok cebreden, çok zorlayan.

  2. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (el-Cebbâr). Kullarının hâllerini ıslâh edip, onları tövbeye götüren, dilediğini yaptırmaya gücü yeten.

    Allahü teâlâ Cebbârdır.

    (Haşr sûresi: 23)

    Cebbâr (olan Allahü teâlâ) kıyâmet günü mülkü olan gökleri ve yerleri eline (kudretine) alır ve buyurur ki: “Cebbâr benim, Melik benim.

    Hani cebbârlar, mütekebbirler (kendilerini büyük görenler) nerede?”

    (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce)

    Sabah ve akşam el-Cebbâr ism-i şerîfini okumaya devam eden kimse zâlimlerin zulmünden korunmuş olur. Yolculukta da olsa zarar görmez.

    (El-İstigâsetü’l-Kübrâ)

  3. Kibirli, zorba, gaddar.

    O peygamberler düşmanları üzerine Allah’tan zafer istediler ve her inâdcı cebbâr da hüsrâna uğradı.

    (İbrâhim sûresi: 15)

    Cennet ile Cehennem şöyle münâkaşa ettiler. Cehennem; “Bende cebbârlar, mütekebbirler var” dedi. Cennet de; “Bende Allah’tan korkan, zaîfler ve fakirler var” dedi. Bunun üzerine Allahü teâlâ bunların dâvâlarını şu sûretle hâlletti: “Ey Cennet! Sen benim rahmetimsin. Seninle dilediğime rahmet ederim. Ey Cehennem, sen de benim azâbımsın. İstediğime seninle azâb ederim. Her ikinizi de doldurmak bana âittir.”

    (Hadîs-i şerîf-Müslim, Riyâzü’s-Sâlihîn)

    İnsanlar kibirlene kibirlene cebbârlar sırasına geçer. Cebbârın başına gelen azap onların da başına gelir.

    (Hadîs-i şerîf-Tirmizî, İbn-i Mâce)

Paylaş

Benzer Kelimeler