Cevher

جوهرArapça

Tanım

  1. Mâhiyet, asıl, öz.

  2. Vezni (ağırlığı) ve hacmi olan, yani boşlukta yer kaplayan varlık. Madde.

    Her mahlûk, ya cevherdir, yâhud arazdır. Varlıkta kalabilmesi için, başka bir mahlûka muhtaç değilse, kendi kendine var ise, buna cevher denir. Varlıkta başka bir şeye muhtaç ise, araz veya sıfat denir. Madde ve cisim, birer cevherdir. Bir cismin rengi, kokusu, şekli ise arazdır. Renk, cisim ile vardır. Cisim olmazsa, renk olamaz. Cevher, iki türlüdür. Biri mücerred (maddî olmayan) varlıktır. Ağırlığı, şekli, rengi ve his organlarına tesiri yoktur. Mücerred olan cevher, his organları ile duyulmaz, parçalanamaz. Akıl ve ruh böyledir. İkincisi maddedir. Madde ise, his olunur ve parçalanabilir. Cisim, maddenin şekil almış hâlidir. Ruh cevherdir. Araz, yani hâssa, bir cevher üzerinde bulunur. Cevher, arazı taşımaktadır. His olunan, düşünülen her şeyi ruh almakta, taşımaktadır. Bunun için kalb ve ruh, cevherdir, araz değildir.

    (Ahlâk-ı Alâî)

  3. Kıymetli taş, mâden. Çokluk hâli cevâhir gelir. Kadr-i zer zerger şinâsed, Kadr-i gevher gevherî. [Altının kıymetini sarraf, gevherin kıymetini mücevherci anlar.]

  4. Hüner, marifet.

    Allahü azîmüşşân, Âdemoğluna dört cevher vermiştir: Akıl, îmân, hayâ ve fiil, yani amel-i sâlih.

    (Miftahü’l-Cenne)

    Allahü teâlâyı seven ve unutmayanlardan uzak kalmak, o saadet tohumunun açılıp büyümesine mâni olur. Fakat, o tohumun çürümemiş olması, bu yavrunun yetişmeye elverişli nefis bir cevher olduğunu göstermektedir.

    (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

Paylaş

Benzer Kelimeler