Edâ
اداءArapça
Tanım
Yerine getirme; ödeme; bir borcu veya ibâdeti zamanında yapma.
Allahü teâlânın sana farz kıldıklarını edâ et ki, insanların en âbidi olasın. Allahü teâlânın haram kıldığı şeylerden sakın ki, insanların en zâhidi olasın. Allahü teâlânın verdiği rızka râzı ol ki, insanların en zengini olasın.
(Hadîs-i şerîf-İbni Adiyy)
Edâ niyeti ile kılınan bir namaz, vakti girmeden kılınmış ise, nâfile olur. Vakti çıktıktan sonra kılınmış ise, kazâ olur. “Bugünün öğle namazını edâ etmeye” diye niyet eden kimse, vakit çıkmış ise, öğleyi kazâ etmiş olur. Öğle vakti çıktı sanarak, bugünkü öğleyi kazâ etme niyeti ile kılınca, vakit çıkmadığı anlaşılınca, öğleyi edâ etmiş olur.
(İbni Âbidîn)