Ednâ

ادنى

Tanım

(A. Denî’den) 1.Pek aşağı, en bayağı, çok alçak. 2.Az, pek az.

Fâsık olsa bile bir Müslümanın kâfire verdiği emânın bütün Müslümanların üzerine muteber olmasının delili, Peygamberimizin; “Müslümanların kanları, kısâs ve diyette müsâvîdir. Bütün Müslümanlar düşmana karşı bir el gibidir. Birbirine yardımcı olmaları vâcibdir. Zimmet akdinde ednâsı da muteberdir” hadîs-i şerîfidir. Bu hadîs-i şerîfteki “ednâ” lafzı ile eğer; “Ve lâ ednâ zâlike ve lâ ekser”

(Mücadele sûresi: 7)

nazm-ı kerîminde vâki olduğu gibi çoğun mukabili olan en az mânâsına alınırsa, bir kişinin emânının sahih olduğuna delildir. Ve eğer; “Fekâne kâbe kavseyni ev ednâ”

(Necm sûresi: 9)

kavl-i şerîfinde olduğu gibi yakınlık mânâsına olan dünüvv’den alınmışsa denâet (âdîlik) vasfı, Müslümanlardan ancak fâsıka nisbet olunmak lâyık olduğu için, fâsıkın emânının sahih olduğuna delildir.

(İbni Âbidîn)

Paylaş

Benzer Kelimeler