Emânet
امانتArapça
Tanım
-
Emîn, güvenilir olmak.
-
Bir kimseye, saklanmak ve istendiğinde geri vermek üzere verilen mal, vedîa.
Emânetlerine ve verdikleri söze riâyet edenler, namazlarına devam edenler, işte onlar Firdevs Cennet’ine vâris olacaklar ve orada ebedî kalacaklardır.
(Mü’minûn sûresi: 8)
Münâfıkın üç alâmeti vardır: Yalan söyler, emânete hıyânet eder ve sözünde durmaz.
(Hadîs-i şerîf-İbni Neccâr)
Peygamberlerin sahip olduğu sıfatlardan birisi de emânettir. Peygamberler emîndirler. Bir kimsenin malına ve canına hıyânet etmekten uzaktırlar. Aslâ emânete hıyânet etmezler. Peygamber olmadan önce de böyledirler.
(Mevâhib-i Ledünniyye)
-
Osmanlılarda bazı devlet hizmetlerinin yürütüldüğü şehremaneti (belediye), rüsûmat emâneti (vergi dairesi) gibi daireler.
Benzer Kelimeler
- EmânامانArapça
- Emânât-ı Mukaddeseامانات مقدسهArapça
- Emân Bi’l-kinâyeامان بالكنايهArapça
- Emân Bi’l-kitâbeامان بالكتابهArapça
- Emân-ı Âmmامان عامArapça
- Emân-ı Hâsامان خاصArapça
- Emân-ı Müebbedامان مؤبدArapça
- Emân-ı Mutlakامان مطلقArapça
- Emân-ı Muvakkatامان موقتArapça
- Emân-ı Sarîhامان صريحArapça
- Emânnâmeامان نامهFarsça
- EbابArapça