Emîn
Tanım
Kendisine güvenilen.
Şuayb'ın iki kızından biri: “Babacığım! Onu (Mûsâ aleyhisselâmı) ücretle tut. Çünki bu güçlü ve emin bir kimsedir” dedi.
(Kasas sûresi: 26)
Size hayırlınızın kim, şerlinizin kim olduğunu haber vereyim mi? Hayırlınız hayrı umulan, şerrinden de emin olunandır. Şerliniz ise hayrı umulmayan, kötülüğünden de emin olunmayan kimsedir.
(Hadîs-i şerîf-Tirmizî)
Kirâcı, işçi, vekil gibi kimseler emindir. Ellerindeki mal, kendi kusurları olmaksızın telef olursa ödemez.
(İbni Âbidîn)
Resûlullah aleyhisselâmın lakabı (el-Emîn). Kendisine peygamberliği bildirilmeden önce de, Kureyş kabilesi içinde çok güvenilir, inanılır bir zât olduğundan “Muhammedü’l-Emîn” diye anılırdı.
Allahü teâlâya yemîn ederim ki, muhakkak ben gökte de emînim, yerde de.
(Hadîs-i şerîf-İhyâ)
Osmanlılarda bilhassa mâlî yönü ağır basan bazı devlet hizmetlerini yürütmek üzere tayin edilen memur, şehremîni (belediye reisi), rüsûmat emîni (vergi dairesi reisi), sandık emîni, alay emîni, tuzla emîni, binâ emîni gibi.