Fâiz

فائضArapça

Tanım

  1. Fazlalık, bolluk, taşkınlık.

  2. Hisse senedinin, tahvilin, muamele satışının kârı.

  3. Karz, rehin, emânet ve satış gibi akidlerde, iki taraftan birinin ötekine karşılıksız vermesi şart edilen fazla mal, para veya menfaat, ribâ.

    (Bkz. Ribâ) Fâiz yiyenler, kıyâmet günü mezarlarından, sar‘a hastası gibi perişân kalkacaklardır. Allah, fâiz alan ve verenlerin mallarının hepsini yok eder. İzini, eserini de bırakmaz. Zekât verenlerin malını elbette artırır.

    (Bakara sûresi: 275-276)

    Fâiz yiyene, yedirene, senedini yazana, buna şahid olana lânet olsun.

    (Hadîs-i şerîf-Nesâî)

    Daha fazlasını ödemesi şartı ile ödünç vermek fâizdir. Yani böyle olan sözleşme haramdır. Haram anlaşma ile ele geçen malın hepsi haram olur.

    (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

    Fâiz, yalnız İslâmiyet’te değil, semâvî dinlerin yani daha önce gönderilen hak dinlerin hepsinde de haram idi. Fâizin azı da çoğu da haramdır. En büyük günahlardandır.

    (Riyâdü’n-Nâsihîn)

Paylaş

Benzer Kelimeler