Farîdât-ı Âdile
Tanım
“Âdil farzlar, denkleştirici hisseler” mânâsına Kur’an ve sünnetten âlimlerin çıkardığı ve/veya âmirlerin emrettiği hükümler.
İlim üçtür. Bundan fazlası fazilettir. Âyet-i muhkeme, sünnet-i kâime ve farîdatün âdile.
(Hadîs-i şerîf-Hâkim)
Ebû Dâvûd ve İbn-i Mâce’nin bildirdikleri hadîs-i şerîfte; “İlim üçtür: Âyet-i muhkeme, sünnet-i kâime ve farîdat-i âdile” buyuruldu. Farîda-i âdile, Kitâba ve sünnete uygun ilimdir. İcmâ‘ ve kıyâsa işârettir. Çünki, icmâ‘ ve kıyas, Kitâptan ve Sünnetten çıkarılmaktadır. Bunun için, icmâ‘ ve kıyas, Kitâba ve Sünnete mu‘âdil ve müsâvî tutuldu ve farîda-i âdile denildi. Böylece, ikisi ile amel etmenin vâcib olduğu tembih buyuruldu. Hadîs-i şerîfin mânâsı, dinin kaynağı dörttür: Kitap, Sünnet, İcmâ‘ ve Kıyas demek oldu.
(Eşi‘atül-Leme‘ât)
İlim; muhkem, mânâsı açıkça anlaşılan âyetler;
(Hasâis dışında)
amel olunması gereken sünnet-i nebevî ve farîda-i âdileden ibarettir. Farîda-i âdile, bunlardan çıkarılan hükümler, miras hisselerinin nasıl dağılacağına dair ilim veya âdil hükümdarın emirleridir.
(Berîka)