Huşû‘

خشوعArapça

Tanım

  1. Tevâzû, alçak gönüllülük.

  2. Korku ve hürmet ile Allahü teâlâya boyun eğmek.

    Îmân edenlerin, Allahü teâlâyı ve Hak’tan ineni (Kur’ân-ı kerîmi) zikr için, kalblerinin huşû‘ zamanı hâlâ gelmedi mi?

    (Hadîd sûresi: 16)

    Mü’minler herhâlde kurtulacaklardır. Onlar namazlarını huşû‘ ile kılanlardır.

    (Mü’minûn sûresi: 1-2)

    Ve dahî, namazın kemâl-i mertebe kabul olmasının şartı.

    (Harâmlardan sakınmak ve)

    huşû‘ ve takvâ ve mâlâyaniyi terk ve terk-i kesel ve ibdâddır. Huşû‘, Allahü azîmü’ş-şândan korkmaya; takvâ, dokuz a‘zâsını harâmdan ve mekrûhtan hıfz etmeye; mâlâyaniyi terk demek, dünyasına ve âhiretine yaramayan sohbeti ve işi terk etmeye; terk-i kesel, namazının ef ‘âlini edâda üşenmekliği terk etmeye; ve ibdâd, ezân-ı Muhammedî okunduğu vakt, her işi terk edip, cemâate müdâvemet etmeye derler.

    (Miftahü’l-Cenne)

Paylaş

Benzer Kelimeler