Husûmet
خصومتArapça
Tanım
Düşmanlık; hasımlık, dâvâ açmak.
Husûmet, kalb hastalıklarındandır. Uhûd Gazâsı’nda, Resûlullah aleyhisselâm, mübârek yüzünü yaralayan ve mübârek dişini kıranlara lânet etmedi, husûmet beslemedi: “Yâ rabbî! Bunlara hidâyet et (doğru yola kavuştur) anlamıyorlar, bilmiyorlar” diye duâ etti. “Allahü teâlâ için affedeni, Allahü teâlâ yükseltir” buyurdu.
(Berîka)
Dâvâlıyla şâhidler arasında bir husûmet bulunsa, aleyhde şâhidlikleri kabul edilmez.
(İbni Âbidîn)
Birisine husûmet mevzuunda vekâlet verilmiş olsa vekil aleyhde değil, lehde olan dâvâlarda vekil olabilir.
(İbni Âbidîn)