İsrâf

اسرافArapça

Tanım

Gereksiz yere harcama, sarf etme. Tebzîr.

Ekini hasad ettiğiniz zaman fakirlerin hakkını verin ve isrâf etmeyin. Allahü teâlâ isrâf edenleri elbette sevmez.

(En‘âm sûresi: 141)

İstediğini ye, istediğini giyin! İnsanı yanlış yola götüren, isrâf ve tekebbürdür (büyüklenmedir).

(Hadîs-i şerîf-Buhârî)

İsrâf, malı telef etmek, faydasız hâle getirmek, dine ve dünyanın mübâh olan işlerine faydalı olmayacak şekilde sarf etmektir. Malı denize, kuyuya, ateşe ve elden çıkmasına sebeb olan yerlere atmak onu helâk etmektir ve isrâftır.

(Birgivî Vasiyetnâmesi)

Başkasının malını telef etmek zulüm olur. Ödemek lâzım olur. Kendi malını helâk etmek, isrâf olur. Günah işlemek için ve günah işlenilmesi için verilen mal ve paralar da isrâf olur.

(Hadîka)

Paylaş

Benzer Kelimeler