Harf seç
İ
İ‘âde
اعاده1.Geri verme. 2.Şartlarından birisi eksik olan ibâdeti vakti içinde yeniden yapma.
Arapçaİ‘âne
اعانهYardım etme; malî yardımda bulunma; sadaka verme.
Arapçaİ‘âre
اعارهÖdünç verme, karşılıksız olarak ve dönülebilecek şekilde bir kişiye sözleşme esnasında faydalanması için verilen mal. Âriyet.
Arapçaİ‘âşe
اعاشهGeçindirme, besleme, bakma.
Arapçaİ‘âze
اعاذه1.Allahü teâlâya sığınma. 2.E‘ûzü söyleme.
Arapçaİbâ
اباء1.Çekinme, râzı olmama. 2.İğrenme, tiksinme. Mûsâ aleyhisselâmın; “Beni öldüreceklerinden korkuyorum” buyurması, teblîğ-i risâletten özr ve ibâ değild…
Arapçaİbâd
عباد1.Abdlar, kullar. 2.Âbidler, ibâdet edenler. Erzâk-ı ibâde (kulların rızklarına) Allahü teâlâ kefîldir. Eğer az bir çalışmakla tahsîli mümkin olursa n…
Arapçaİbâdât
عباداتİbâdetler. İbâdât, fıkıh ilminin dört büyük kısmından biridir. Beşe ayrılır: Namaz, oruç, zekât, hac ve cihat. Herbirinin dalları çoktur. (İbni Âbidîn…
Arapçaİbâdet
عبادت1.Kulluk. 2.Allahü teâlânın kullarından istediği şeyleri yerine getirmek, emir ve yasaklarına uymak. Cinleri ve insanları, beni tanımaları, bana ibâde…
Arapçaİbâdethâne
عبادتخانهİbâdet yapmak için toplanılan yer. (Bkz. Ma‘bed)
Farsçaİbâdet-i Bedeniyye
عبادت بدنيهBeden ile yapılan ibâdetler. Namaz, ibâdet-i bedeniyye olduğundan başkası yerine kılınamaz. Herkesin kendisi kılması lâzımdır. Ağır hasta ve çok ihtiy…
Arapçaİbâdet-i Mâliyye
عبادت ماليهZekât, sadaka-i fıtr gibi mal ile yapılan ibâdetler. Bir kimse birkaç yemini bozarsa, hepsi için ayrı ayrı keffâret yapması lâzımdır. Keffâretler, zek…
Arapçaİbâdiyye (ibâziyye)
عباضيهBid‘at fırkalarından Hâriciyye’nin bir kolu. (Bkz. Hâricîlik) İbâdiyye, Abdullah bin İbâd adındaki kimseye tâbi olanlardır. Bu şahıs, Hazret-i Muâviye…
Arapçaİbâha (ibâhe)
اباحه1.Bir şeyi mübâh kılma, helâl kılma, bir işin yapılıp yapılmamasını serbest kılma. Eşyâda aslolan ibâhadır.(el-Eşbah) 2.Yedirme, doyurma. Bir kimseyi…
Arapçaİbâhî
اباحىHaramları mübah sayan İbâhiyye fırkasına mensub olan kimse. (Bkz. İbâhiyye)
Arapçaİbâhiyye
اباحيهİslâmiyet’in haram ve yasak kıldığı şeyleri mübâh sayan bid‘at fırkası. Bâtiniyye, İsmâiliyye. Karâmita.
Arapçaİbâk
عباقKölenin sebebsiz yere kaçması.
Arapçaİbâne
ابانهBâin olarak boşama.
Arapçaİbâre
عباره1.Cümle. 2.Paragraf. 3.Bir metinden çıkarılmış bir kaç satır. Onu anlatan en iyi kelime, en geniş ibâre, Şûrâ sûresinin “O’na benzeyen bir şey yoktur”…
Arapçaİbârenin Delâleti
عباره نك داللتىLafzın, yalnız söylendiği, yani ibâresinden anlaşılan mânâya delâlet etmesi. (Bkz.İbâret-i Nass)
Türkçeİbâret
عبارت1.Meydana gelmiş. 2.Bir şeyin aynı.
Arapçaİbâret-i Nass
عبارت نصNassın (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfin) yalnız ibâresinden anlaşılan mânâya delâlet etmesi. Nûr sûresi 124. âyet-i kerîmesinde meâlen; “Namaz kılın,…
Arapçaİbâte
اباتهBarındırma; nafakasıyla mükellef olduğu kimselere mesken temin etme.
Arapçaİbâzıyye
عباضيه(Bkz. İbâdiyye)
İbdâ’
ابداء1.Zuhûr etmek, meydana çıkmak. 2.Örnek almadan veya bir başkasına uymadan yeni bir şey yapmak.
Arapçaİbdâ‘
ابداع(Allahü teâlâya mahsusen) Âlet, madde, zaman ve mekân bahis mevzuu olmadan vücud vermek.
Arapçaİbdâd
ابداد1.Uzaklaştırma. 2.Ezân okunduğu zaman, her işi terk edip, cemâate gitmek. Namazın kemâl mertebesinde kabul olmasının şartları; haramlardan sakınmak, h…
Arapçaİbdâl
ابدالDeğiştirme, birinin yerine diğerini getirme.
Arapçaİbhâm
ابهامMüphem kılmak, gizlemek, muğlak bırakmak.
Arapçaİbkâ
ابقاءYerinde bırakma.
Arapça