Harf seç
Y
Yabânî
يابانىYabana (çöle, sahraya) mensub, ıssız yerde yaşayan; vahşî. Dünyaya gelmeden evvel yavruyu, memede olan sütü, tarlada yetişen yabanî otları biçmeden ev…
TürkçeYâd
يادHatırlamak, anmak. Zikir. Allah’ın adını yâd et, ruh ve kalbin şâd et, Bülbül gibi feryâd et, yalvar güzel Allah’a. (Tâceddîn Halvetî)
FarsçaYâd-ı Daşt
يادداشتNakşibendiyye yolundaki on temel esastan biri; zikrin, Allahü teâlâyı anmanın ve hatırlamanın kalbe yerleşmesi, meleke hâline gelmesi; devamlı ve hiç…
FarsçaYâdigâr
رايادگHâtıra, bir kimseyi veya şeyi hatırlatacak şey.
FarsçaYâd-ı Gird
درياد گHatırlamak; Nakşibendiyye yolundaki on temel esastan biri; her an Allahü teâlâyı anıp hatırlamaya çalışmak, kendini zorlayarak Allahü teâlâya teveccüh…
FarsçaYağmur Duâsı
ياغمور دعاسىYağmur yağdırması için Allahü teâlâya yapılan duâ. (Bkz. İstiskâ) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz ve Eshâb-ı kirâm ve İslâm âlimleri…
TürkçeYahûdî
يهودىMûsâ aleyhisselâmın dininde olan kimse. Yehûd, Arabca hidâyete gelen mânâsındadır. Mûsâ aleyhisselâm Tûr Dağı’nda iken altından buzağı yapıp tapınan S…
ArapçaYahûdîlik
يهوديلكMûsâ aleyhisselâmın dininin, MS I. asırdan itibaren, Talmud’u toplayan haham Yahuda’ya izafeten aldığı şekil ve isim.
TürkçeYahyâ (aleyhisselâm)
يحيىKur’ân-ı kerîmde ismi geçen Benî İsrâil peygamberlerinden. Zekeriyyâ aleyhisselâmın oğlu; Hazret-i Meryem’in teyzezâdesidir. Zekeriyya (aleyhisselâm)…
Yakaza
يقظه(A. Eykaz’dan) Uyanıklık hâli.
Yakîn
يقين1.Şek ve şüpheden uzak; sağlam, kat‘î. Biraz bekledi, çok geçmeden Hüdhüd gelip, şunları söyledi: “Ben senin bilmediğin bir şey öğrendim. Sana Sebe’de…
ArapçaYa‘kûb (aleyhisselâm)
يعقوبKen‘an halkına gönderilen ve Kur’ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberden. İshâk aleyhisselâmın oğlu, Yûsuf aleyhisselâmın babasıdır. Ya‘kûb, İbrânice, “A…
Yalan
ياالنBir kimsenin hakikate muhalif olduğunu bile bile kandırmak için söylediği söz. Kizb. Yalancıların vay hâline! (Mutaffifîn sûresi: 10) Üç şey, münâfığı…
TürkçeYârân
يارانDostlar, arkadaşlar, sevgililer. Yâr’ın çokluk hâli.
ArapçaYaratmak
ياراتمقHiç yoktan var etmek veya mevcut şeyleri fizikî, kimyevî, fizyolojik kanunlarla bir şekilden başka şekillere çevirmek. Halk etme. Allahü teâlânın tekv…
TürkçeYas
ياسBir felâketten, bilhassa bir ölümden duyulan büyük acı; bu acıyı gösteren hareketler. Mâtem.
TürkçeYâsîn Sûresi
يس سوره سىKur’ân-ı kerîmin otuz altıncı sûresi. Mekke-i Mükerreme’de nâzil olmuştur. Seksen üç âyet-i kerîmedir. Yâsîn diye başladığı için, bu ismi almıştır. Ba…
Yatsı Namazı
ياتسى نمازىBeş vakit namazdan gece kılınan sonuncusu. Salâtü’l-Îşâ (Bkz. Îşâ) Yatsı namazı on üç rek‘attir. Önce dört rek‘at ilk sünnet, sonra dört rek‘at farz,…
TürkçeYatsı Vakti
ياتسى وقتىAkşam namazı vaktinin çıkmasından itibaren, fecrin ağarmasına kadar devam eder. Üç mezhebe ve Hanefî’de İmâmeyn’e göre gökteki kırmızılık, İmâm-ı A‘za…
TürkçeYe’cûc Ve Me’cûc
يأجوج ومأجوجKur’ân-ı kerîmde adı geçen ve kıyâmete yakın, yeryüzüne yayılacak olan zararlı ve bozguncu iki kötü kavim. Nihâyet Ye’cûc ve Me’cûc’ün seddi açılıp da…
ArapçaYed
يد1.El. 2.Allahü teâlâ hakkında kudret, gücü yetmek mânâsı verilen lafız, söz. (Habîbim) de ki: Ey mülkün sahibi (olan) Allah’ım! Sen mülkü dilediğine v…
ArapçaYed-i Adl
يد عدلRehin verenle alanın anlaşarak rehni bıraktıkları güvenilir kimse. Yed-i Âdil.
ArapçaYed-i Beydâ
يد بيضاء“Parlak el” mânâsına Mûsâ aleyhisselâmın mûcize olarak gösterdiği ve koynundan çıkardığında gözleri kamaştıran ve güneş ziyâsı saçan eli.
ArapçaYed-i Emîn
يد امينKanunen güvenilir kimse olarak seçilen şahıs. Mahkemece kendisine bir şey emânet olunan kimse; güvenilir, emin el.
ArapçaYedi Harf
يدى حرفKur’ân-ı kerîmin yedi Arab lehçesine göre okunuşu veya Kur’ân-ı kerîm lafızlarının yedi çeşit oluşu mânâsına kullanılan tabir. Bu yedi çeşit, emir, ne…
TürkçeYed-i Kudret
يد قدرتAllahü teâlânın kudreti. Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a yemîn ederim ki; mü’min olmadıkça Cennet’e giremezsiniz ve birbirinizi sevmedikçe mü’min…
ArapçaYedi Mescidler
يدى مسجدلرHendek Harbi’nin cereyan ettiği yerde inşâ edilen ve hacıların ziyaretgâhlarından olan yedi mescid.
TürkçeYegâne
نهيگاBiricik, tek.
FarsçaYehova Şâhidleri
يهووا شاهدلرىAmerika Birleşik Devletleri’nde Charles Russel tarafından 1872’de kurulan, İncîl’e, kendine göre yeni mânâlar veren mezheb ve misyoner teşkilâtı.
TürkçeYehûd
يهودMûsâ aleyhisselâmın dininde olan kimseler. Yahudi’nin çokluk hâli.
Arapça