Harf seç
O
Od
اودAteş.
TürkçeOdalık
اوطه لقİstifraş olunan, efendisi ile karı-koca hayatı yaşayan câriye.
TürkçeOfset
اوْفستOğlan
اوغالن1.Erkek çocuk. 2.Evlenmemiş kız ve erkek çocuğu, bâkir.
TürkçeOkiyye
اوقيهEski bir ağırlık ölçüsü. Okka.
ArapçaOkka
اوقهEski bir ağırlık ölçüsü. 1283 grama denktir. Aslı Arabca ukiyye gelir.
TürkçeOn Bir Kelime
اون بر كلمهAbdülhâlık Goncdüvanî’nin koyduğu, Nakşibendîliğin prensipleri diye bilinen ve “kalbe gelip onu meşgul eden her şeyi oradan çıkarıp atmak ve onu daima…
TürkçeOn Emir
اون امرHazret-i Mûsâ’ya Allahü teâlâ tarafından taş levhalar üzerinde gönderilen ve İsrailoğulları’nın uyması istenen yasaklar. Evâmir-i Aşere.
TürkçeOn İki İmâm
اون ايكى امامResûlullah aleyhisselâmın soyundan olup, tasavvufun vilâyet yolunda en yüksek derecelere ulaşmış olan on iki büyük zât. Eimme-i İsnâ Aşere. On iki imâ…
TürkçeOn Latîfe
اون لطيفهOn parça. İnsanı meydana getiren bir topluluk nümûnesi. Letâif-i aşere. İnsana âlem-i sagîr (küçük âlem) denir. Bu âlem-i sagîr, on latîfeden meydana…
TürkçeOntoloji
اونتولوژیOptik
تيكاوپFiziğin ışık ile alâkalı hâdiseleri tetkik eden kısmı.
FransızcaOrdugâh
هااوردوگOrdunun bulunduğu yer; makam, payitaht.
FarsçaOrgan Nakli
اورغان نقلىBir canlıdan bir doku veya organın, yerinden çıkartılarak başka bir canlıya nakledilmesi anlamında bir tıp terimi. Transplantasyon. Hür insan ve hiçbi…
TürkçeOrta Yol
اورته يولDin ve dünya işlerinde ifrad ve tefridden (aşırılıklardan) uzak yol. Orta yol deyince, iki şey anlaşılır: Birisi, herkesin anladığı gibi, bir şeyin ta…
TürkçeOrtodoks
اورتودوقس1.“Doğru inanç sahibi” mânâsına Rum kilisesi için kullanılan tâbir. 2.Rum kilisesine ve bunun temsil ettiği Ortodoksluk adlı mezhebe mensub.
YunancaOrtodoksluk
اورتودوقسلق1054’de İstanbul Patriği ile Roma Patriği’nin birbiriyle alâkasını kesmesi üzerine teşekkül eden, Papa’nın yanılmazlığı ve dünya Hristiyanlarının rûhâ…
TürkçeOruç
اوروچFecrin (tan yerinin) ağarmasından (imsaktan), güneş batıncaya kadar yemeği, içmeği ve cimâ‘ı terk etmeyi gerektiren ibâdet. İslâm’ın beş şartından. Sa…
TürkçeOruç Kazâsı
اوروچ قضاسىBir özür sebebiyle veya kasden farz olan orucu tutmayan kimsenin, Ramazan ayından sonra bu orucu tutması.
TürkçeOruç Keffâreti
اوروچ كفارتىRamazân-ı şerîfte bilerek orucu bozmanın cezâsı. (Bkz. Keffâret-i Savm) Oruç keffâreti olan, bir köle âzâd eder. Köle âzâd edemeyen ard arda altmış gü…
TürkçeOsmos
اوصموصİki sıvı veya iki gazın bazı cisimlerin gözenekleri arasından geçerek birbirine karışması.
YunancaOsmotik
اوصموتكOsmos ile alakalı.
YunancaOtuz Üç Farz (Otuz İki Farz)
اوتوز اوچ فرضفرض (T) Her Müslümanın öncelikle bilmesi ve yapması lâzım olan îmân ve ibâdet bilgileri. Otuz üç farz meşhûr olup şunlardır: Îmânın şartı altı. İslâm’…
TürkçeOyun
اويونBeden veya zihin gücünün sadece zevk almak, dinlenmek ve eğlenmek maksadıyla yaptığı işler. La‘b. Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey de…
Türkçe