Kıtmîr

قطميرArapça

Tanım

  1. Hurma çekirdeğinin zarı.

    Ondan gayrı duâ ettikleriniz (putlar) ise bir kıtmîre bile mâlik değildirler (yaratamazlar).

    (Fâtır sûresi: 13)

  2. Eshâb-ı Kehf ’in köpeği.

    (Bkz. Eshâb-ı Kehf) Eshâb-ı Kehfe tâbi olduğu için Kıtmîr’e Allahü teâlâ kıymet verip, Kur’ân-ı kerîmde ona işâret etmiştir ve Kıtmîr, Eshâb-ı Kehf ile birlikte Cennet’e girecektir.

    (Rûhü’l-Beyân)

    İbni Abbas der ki: “Eshâb-ı Kehf, geceleyin kaçtılar. Yedi kişi idiler. Beraberinde köpeği bulunan bir çobanın yanından geçtiler. O da dinlerini kabul ederek arkalarından gitti.” Ka‘b der ki: Onlar, bir köpeğin yanından geçtiklerinde köpek onlara havladı. Onu kovdular. Ancak, geri döndü, defalarca onu kovdular. Bu sefer köpek, arka ayakları üzerine dikilip ön ayaklarını duâ eden bir kimsenin yaptığı şekilde semaya doğru kaldırıp dile geldi ve; “Benden korkmayın, çünki ben Allah’ın sevdiklerini seviyorum. Siz uyuyun, ben de sizi koruyayım, size bekçilik edeyim,” dedi. Müfessirlerin ekserisine göre burada sözü edilen köpek, gerçek bir köpektir. Mukatil’e göre onlardan birisinin av veya bekçi köpeği idi. Rengine dair ihtilâflar vardır. Taş veya gök renginde idi denilmiştir. Köpeğin adı hususunda da ihtilaf vardır. Hazret-i Ali’den Reyyân, İbn-i Abbas’tan Kıtmîr, Evzaî’den Müşîr, Abdullah bin Selam’dan Basît, Ka‘bdan Silıya, Vehb’den Nîkyâ rivâyeti gelmişse de, Kıtmîr yaygın kabul görmüştür.

    (Tefsir-i Kurtubî)

Paylaş

Benzer Kelimeler