Latîf
Tanım
-
Yumuşak, hoş, güzel, nâzik.
Bu büyükler, tatlı yemekleri, lezîz şerbetleri, nefîs kumaşları, hazîn sesleri, nazîf kokuları, latîf manzaraları, melîh sûretleri, tatsızlarından, çirkinlerinden daha çok istiyor ve seviyorlar.
(Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye)
-
Lûtf ve ihsânı bol, dâimâ güzel muâmelede bulunucu mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (el-Latîf).
Gözler O’nu idrâk edemez. Ama O, gözleri idrâk eder. O latîftir. (Her şeyden) haberdârdır.
(En‘âm sûresi: 142)
Allah kullarına çok latîftir. Kimi dilerse onu rızıklandırır. Kuvvetli, güçlü ancak O’dur.
(Şûrâ sûresi: 19)
El-Latîf ism-i şerîfini söylemeye devam edenin üzüntü ve elemi gider, rahat ve huzur bulur.
(El-İstigâsetü’l-Kübrâ)
-
Gözle görülmeyen, nurânî.
Melekler cismdir, latîftir. Gaz hâlinden daha da latîftirler. Nûrânîdirler. Diridirler, akıllıdırlar, insanlardaki kötülükler meleklerde yoktur.
(İ‘tikâdnâme)