Sâbık
Tanım
Sebkat eden, öne geçen; önceki; müsabaka eden, yarışan. Çokluk hâli sâbıkûn gelir.
Sonra Kitab’ı, kullarımız arasından seçtiklerimize verdik. Onlardan kimi kendisine zulmeder, kimi ortadadır, kimi de Allah’ın izniyle hayırlarda sâbık olmak (öne geçmek) için yarışır. İşte büyük fazilet budur.
(Fâtır sûresi: 32)
(Müslümanlığa girmekte) sâbıkûndan olan (öne geçen) ilk muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tabi olanlardan Allah razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır.
İşte bu büyük kurtuluştur.
(Tevbe sûresi: 100)
Mü’minler sâbikûnun sırlarını anlayamaz. Kur’ân-ı kerîmde ayrı harflerle gösterilen işâretler, bunlara mahsus sırlardır. Rahat ve rahmet, bunlar içindir. Kıyâmet gününün korkusundan emîn olanlar bunlardır. Kıyâmetin dehşetinden, başkaları gibi ürkmezler. Kıyâmette bunlara husûsî muâmele yapılır. Kendilerine ayrıca ikrâm olunur.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)