Sadaka
Tanım
-
Allahü teâlânın rızâsına niyet ederek ve karşılık beklemeden muhtaç olanlara, fakirlere, hibe edilen mal, para ve her türlü iyilikte, ihsânda bulunma.
Ey îmân edenler! Sadakalarınızı; insanlara gösteriş için malını harcayan, Allah’a ve âhiret gününe inanmayan kimse gibi başa kakmak ve eziyet etmek sûretiyle boşa çıkarmayın...
(Bakara sûresi: 264)
Hoş söz, bir sadakadır.
(Hadîs-i şerîf-Müslim)
Ölüler için duâ ve istiğfâr ederek ve onlar için sadaka vererek, imdâdlarına yetişmek lâzımdır.
(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)
-
Zekât.
Sadakalar; Allah’tan bir farz olarak ancak fakirlere, miskinlere, (zekât toplayan) me’murlara, gönülleri (İslâm’a) ısındırılacak olanlara, (esirlik ve kölelikten kurtulmak isteyen esir ve) kölelere, (borcuna karşılık malı olmayan) borçlulara, Allah yolunda çalışıp cihâd edenlere, (parasız kalmış) yolcuya mahsûstur.
(Tevbe sûresi: 60)
Onların mallarından sadaka al ki, bununla onları (günahlarından) temizleyesin, onların (sevablarını) artırıp yüceltesin. Ve onlara duâ et; çünki senin duân, onlar için bir rahatlık ve huzurdur (onların ızdırablarını yatıştırır). Allah onların îtirâflarını (senin de duânı) işitici, kalblerindeki pişmanlığı bilicidir.
(Tevbe sûresi: 103)
Sadaka vermekle mal azalmaz. Allahü teâlâ, affedenleri azîz eder. Allah rızâsı için affedeni, Allahü teâlâ yükseltir.
(Hadîs-i şerîf-Müsnedü İmâm-ı Ahmed)
-
Ganimet. (Ey Resûlüm!)
Onlardan, sadakaların taksimi hususunda seni ayıplayanlar da vardır. Sadakalardan onlara da bir pay verilirse râzı olurlar, şâyet onlara sadakalardan verilmezse hemen kızarlar.
(Tevbe sûresi: 58)
-
Vakıf.