Vahy (vahiy)
Tanım
-
Gizli konuşma, fısıldama, ilham etme, öğretme.
Rabbin bal arısına: “Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler edin. Sonra meyvelerin her birinden ye ve rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir” diye vahyetti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifâ bulunur. Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır.
(Nahl sûresi: 68-69)
Hâmil-i Kur’ân (Kur’ân-ı kerîmi ezbere bilen biri) öldüğünde, Allahü teâlâ arza, onun etini yememesini vahyeder.
Arz ise şöyle der: “İlâhi, senin kelâmın onun içinde iken ben onun etini nasıl yerim?”
(Hadîs-i şerîf-Deylemî)
-
Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını, peygamberlerine melek vâsıtasıyla veya vâsıtasız olarak bildirmesi. O (Muhammed aleyhisselâm) boş şey söylemez.
Yalnız vahyedileni söyler.
(Necm sûresi: 3)
Benzer Kelimeler
- Vahy-i Gayr-ı İlâhîوحى غير الهىArapça
- Vahy-i Gayr-ı Metlûvوحى غير متلوArapça
- Vahy-i İlâhîوحى الهىArapça
- Vahy-i Metlûvوحى متلوArapça
- Vahy Kâtibiوحى كاتبىTürkçe
- Vaaz (va‘z)وعظArapça
- VâcibواجبArapça
- Vâcibü’l-vücûdواجب الوجودArapça
- Vâcidواجد
- Va‘deوعدهArapça
- Va‘de Farkıوعده فرقىTürkçe
- Va‘deli Alışverişوعده لى آليش وريشTürkçe