Va‘îd
وعيدArapça
Tanım
İyiliğe sevk için ileride karşılaşılacak kötülükleri haber vererek korkutmak, tehdit etmek.
Şimdi, benim dünyada ve âhirette va‘îdimden korkanlara va‘z u nasihat et!
(Kâf sûresi: 45)
;
Mekke müşriklerinden önceki kavimler, Peygamberlerini tekzîb ettiler (yalanladılar). Onlara va‘îdim hak (vâcib) oldu.
(Kehf sûresi: 14)
Allah’ım, ey sağlam ipin ve dosdoğru işin sahibi! Senden va‘îd gününde, emniyet ve sonsuzluk gününde Cennet’ini dilerim.
(Hadîs-i şerîf-Tirmizî)