Vakf (vakıf)
Tanım
-
Durma; tutma, alıkoyma.
-
Mükellef bir Müslümanın malının mülkiyetini umuma ait tutup, menfaatini ise muayyen bir cihete tahsis etmesi. Çokluk hâli evkâf gelir. Vakfedene vâkıf, vakfedilen şeye mevkûf, vakfın menfaati kendisine bırakılana mevkûfun aleyh, vakfın kuruluş senedine de vakfiye denir.
Abdullah ibni Ömer buyurdu ki: “Babam Ömer (radıyallahü anh) Hayber topraklarındaki mülkü olan bahçesini, tasadduk etmek yani sadaka olarak vermek istiyordu. Peygamber efendimize ne yapmasını sormuştu. Peygamber efendimiz; ‘Mülkünü vakıf yoluyla sadaka et ki satılmasın, hibe edilmesin, mirasçılara kalmasın ancak gelirleri veya mahsûlü hayır işlerine harcansın’ buyurdu. Babam da böyle yaptı. O bahçenin mahsûlü Allah yolunda harp edenlere, köle âzâd etmeye, misâfirlere ve yolculara, yolda kalmışlara, bahçeyi işleyenlere ve idâre edicilerine harcandı.”
(İbni Âbidîn)
-
Kur’ân-ı kerîm kırâatinde durulacak yerde durma, kelimeyi kendisinden sonra gelenden ayırma. Zelletü’l-kârîde, yani yanlış okumadaki hatalardan biri de vakfta olur. Duracak yerde durmaz geçer.
Bu şekil hatada mânâ değişse de namaz bozulmaz.
(İbni Âbidîn)
Benzer Kelimeler
- VakfeوقفهArapça
- Vakf Gallesiوقف غلله سىTürkçe
- Vakf-ı Fuzûlîوقف فضولىArapça
- Vakf-ı Gayr-ı Lâzımوقف غير الزمArapça
- Vakf-ı İrsâdîوقف ارصادىArapça
- Vakf-ı Lâzımوقف الزمArapça
- Vakf-ı Marîzوقف مارضArapça
- Vakf-ı Mu‘allakوقف معلقArapça
- Vakf-ı Müneccezوقف منجزArapça
- Vakf-ı Müşâ‘وقف مشاعArapça
- Vakf-ı Müşterekوقف مشتركArapça
- Vakf-ı Muvakkatوقف موقتArapça