Velî

ولىArapça

Tanım

  1. Velâyet sahibi. Hükümdar, vâli, hâkim, vasî gibi umumî veya hususî olarak rıza aranmadan insanlar üzerinde tasarrufta bulunan kimse.

    Allah’ın size velî kıldığı kimselere itâat edip onları dinlemenizi emrediyorum.

    (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce)

    Çocuğun, delinin velisi sırasıyla babası, babasının babası, yoksa amcası, yoksa erkek tarafından en yakın akrabasıdır.

    (İbni Âbidîn)

    Bir kimse, ağır hasta olursa, öldükten sonra namaz keffâreti yapılması için vasiyet etmesi, velîsinin de bu vasiyeti yerine getirmesi lâzımdır.

    (Tahtâvî)

  2. Mü’minleri seven, onlara yardım eden, işlerini bitiren, sevdiklerini sevmediklerine gâlib, üstün kılan, kâfirleri sevmeyen mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (el-Veliyy).

    Allahü teâlâ mü’minlerin velîsidir.

    (Âl-i İmrân sûresi: 68)

    Her Cum‘a gecesi el-Veliyyü ism-i şerîfini söyleyenin işleri kolay olur.

    (El-İstigâsetü’l-Kübrâ)

  3. Allahü teâlânın rızâsını kazanmış sevgili kulu; her şeyi Allahü teâlâ için seven ve her işi O’nun rızâsı için yapan, her an Allahü teâlâ ile bulunan, gafletten uzak kimse, eren.

    (Bkz. Evliyâ) Bir velî kuluma düşmanlık eden, benimle harb etmiş gibi olur.

    (Hadîs-i Kudsî-İbn-i Mâce)

    Velîlerin kalbleri, Hakk’ın nazargâhıdır. O kalblere girmiş olanlara da o nazardan nasip erişir.

    (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

Paylaş

Benzer Kelimeler