Gayb

غيبArapça

Tanım

  1. Hazır olmayan, gizli, göze görünmeyen, kayıp.

  2. Belirsiz, bilinmeyen şeyler; his uzuvları ile anlaşılamayanlar.

    Gaybları ancak Allahü teâlâ bilir. O’ndan başka kimse bilemez.

    (En‘âm sûresi: 59)

    Onlar gayba îmân ederler.

    (Bakara sûresi: 3)

    Gaybları bilen yalnız O’dur (Allahü teâlâdır). Bildiği gizli şeylerden dilediği kadarını yalnız peygamberlerinden istediğine açıklar.

    (Cin sûresi: 26)

    Gayb olan şeyler beştir. Onları yalnız Allahü teâlâ bilir. Ana rahminde olanı, yarın ne olacağını, ne zaman yağmur yağacağını, nerede ve ne zaman öleceğini, kıyâmetin ne zaman kopacağını.

    (Hadîs-i şerîfBuhârî, Müslim)

    Cinlerin hâlleri, yaşayışları, insanlar için gaybdır. Uzak yerlerdeki şeylerin hâlleri cinler için gayb olmadığı hâlde, insanlar için gaybdır. Bundan dolayı bazı kimseler, cinlerin gaybı bildiğini iddiâ etmişlerdir. Hâlbuki onlar, görmediklerini değil, gördükleri şeyi bilirler. Eğer cinler gaybı bilselerdi, Süleymân aleyhisselâm onları çalıştırırken, vefât ettiğinde, onun vefâtını da bilirlerdi. Hâlbuki bilememişlerdir. Yine semâlardaki şeyler, semâ ehline (meleklere) göre gayb olmadığı hâlde, insanlara gaybdır. Aynı şekilde doğudaki şeyler de batıdakilere göre gaybdır. Bu kısım gayb bazen vahy ve ilhâm ile, bazen aradan perdelerin kaldırılması veya bunların şeffaflaştırılması sûretiyle bilinir. Perdelerin kaldırılması şeklindeki bilme, mûcize ve kerâmet kâbilinden olsa bile, gaybı bilme değil, gördüğünü bilmektir.

    (Tefsir-i Mazharî)

Paylaş

Benzer Kelimeler