Şehîd-i Âhiret
Tanım
Cihâd meydanında veya haksız yere değil de, başka bazı sebeblerle ölen Müslüman. Âhiret Şehîdi. (Bkz. Şehid)
Cihâd taliminde ölünce, zulüm ile öldürülünce veya cihâdda ve eşkıyâ, âsî, yol kesici, gece hırsızla dövüşürken yaralanınca, hemen ölmez, bir namaz vakti çıkıncaya kadar aklı başında kalır veya başka yere götürülüp orada ölürse veya cünüb yâhud hayızlı ise, yalnız âhiret şehîdi olur. Yıkanır ve kefenlenir. Boğularak, yanarak, garip, kimsesiz olarak, duvar ve enkaz altında kalarak, ishalden, sârî hastalıktan, lohusalıkta, sara hastalığından, Cum‘a gecesi ve gününde, din bilgilerini öğrenmekte, öğretmekte ve yaymakta iken, âşık olup, aşkını ve iffetini saklayanlar, zulüm ile hapiste, Allah rızası için müezzinlik yaparken, şeriate uygun ticaret yaparken, her gün 25 kere “Allahümme bârik lî fi’l-mevt ve fî-mâ ba‘de’l-mevt=Allah’ım, ölüm sırasında ve sonrasında beni koru!” duâsı okuyanlar, kuşluk namazı kılanlar, her ay üç gün oruç tutanlar, yolculukta da vitir namazını terk etmeyenler, ölüm hastalığında 40 kere Yunus aleyhisselâmın duâsını “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn= (Ey) senden başka ilah olmayan (rabbim), şüphe yok ki ben nefsine zulmedenlerden oldum” okuyanlar, her gece Yasin sûresi okuyanlar, abdestli olarak yatanlar, devamlı olarak müdârâ edenler (dini korumak için dünyalık verenler), gıda maddeleri getirip ucuza satanlar, soğukta gusl abdesti alınca hastalanıp ölenler, her sabah veya akşam devamlı olarak üç kere “E‘ûzü billâhissemî‘l-alîmi mine’ş-şeytânirracîm” ile “Haşr” sûresinin sonunu okuyanlar âhiret şehîdi olurlar.
(İbni Âbidîn)