Teverruk
Tanım
Kredi ihtiyacı sebebiyle, bir malı vadeli alıp, bunu bir üçüncü şahsa peşin ucuza satmak.
İlk çeşidinde kredi için müracaat eden kişiye, banka, herhangi (umumiyetle beynelmilel piyasada tedavül eden maden, buğday, petrol gibi) bir malı alıp, vadeli satar, sonra bunun vekili sıfatıyla, üçüncü bir şahsa peşin ucuza satar. Bu parayı kredi isteyene verir. İkinci çeşidinde kişi, bankaya muayyen bir malı almak üzere bir miktar para yatırır. Banka onun adına malı alır. Üzerine kâr koyup kredi isteyenin vekili sıfatıyla üçüncü bir şahsa satar. Böylece banka müşterisi, tayin edilen vade sonunda hem yatırdığı parayı hem kârı almış olur. Bu, kredi muamelesi değil, mevduat faizine benzer. Teverruk ilk hâliyle, bey’ü’l-ıyne (ıyne satışı) gibidir. Ancak banka, malı satmayı şart koşar. Bu da “Bir akitte iki akit olmaz” hadisine mugayirdir. Banka çok zaman malın ne olduğunu bilmez. Malın, müşteriye satılmasından sonra, bir başkasına satılması için bankaya vekâlet şartı da akdi ifsad eder. Bir menkul malın kabzedilmeden satışı caiz değildir. Vekil ile alıcı veya satıcı aynı kişi olamaz.